İçerik Stratejisi
3 Kas 2026
B2B Sosyal Medyada İçerik Dağılımı: Oranlar Nasıl Olmalı?
B2B şirketler sosyal medyada eğitici, ürün odaklı ve kurumsal içeriklerini hangi oranda paylaşmalı? Örnek oranlar ve ölçüm yöntemini adım adım anlatıyoruz.
B2B sosyal medyada sağlıklı bir içerik dağılımında paylaşımların yaklaşık %60-70'i eğitici ve değer sunan içeriklerden, %20-25'i marka güveni oluşturan içeriklerden (müşteri hikâyeleri, ekip, kurum kültürü) ve en fazla %10-15'i doğrudan satış ya da tanıtım içeriklerinden oluşmalıdır. Bu oranlar sabit bir formül değil, bir başlangıç noktasıdır. Platforma (LinkedIn mi, Instagram mı), satış döngünüzün uzunluğuna ve hedef kitlenizin satın alma sürecinde nerede durduğuna göre ayarlanmaları gerekir.
Pek çok B2B şirketi sosyal medyada iki uçtan birine savrulur. Ya her paylaşım bir ürün tanıtımına, demo davetine ya da kampanya duyurusuna dönüşür, ya da hesap yalnızca bayram kutlamaları ve fuar fotoğraflarıyla dolar. İki durumda da sonuç aynıdır: Takipçi sayısı artmaz, etkileşim düşer ve sosyal medya satışa katkı sağlamayan bir "vitrin" olarak kalır. Bu yazıda içerik dağılımı oranlarının nasıl belirleneceğini, platformlara ve huni aşamalarına göre nasıl değişeceğini ve bu oranları uygulanabilir bir içerik takvimine nasıl dönüştüreceğinizi adım adım anlatıyoruz.
İçerik dağılımı neden bu kadar önemli?
İçerik dağılımı, hangi tür içeriği ne sıklıkla paylaşacağınızı belirleyen dengedir. Bu denge doğrudan üç şeyi etkiler:
- Algoritmik erişim: LinkedIn ve Instagram algoritmaları, ilk dakikalarda etkileşim alan içerikleri daha geniş kitlelere gösterir. Sürekli satış odaklı paylaşımlar genellikle düşük etkileşim alır ve zamanla hesabın genel erişimini de aşağı çeker.
- Güven birikimi: B2B satın alma kararları uzun sürer ve birden fazla kişinin onayından geçer. Karar vericiler sizi satın alma ihtiyacı doğmadan önce aylarca takip eder. Bu süreçte gördükleri içerikler, sizi "uzman bir çözüm ortağı" mı yoksa "sürekli satış yapmaya çalışan bir tedarikçi" mi olarak konumlandıracaklarını belirler.
- Ekip verimliliği: Net bir dağılım oranı, "Bu hafta ne paylaşsak?" sorusunu ortadan kaldırır. İçerik ekibi neyi ne kadar üretmesi gerektiğini önceden bilir, onay süreçleri hızlanır.
Kısacası doğru oran, hem algoritmaya hem insana hitap eden bir sosyal medya varlığının iskeletidir. Bu iskeleti kurmadan önce genel bir içerik stratejisinin oturmuş olması gerekir. Henüz bu aşamada değilseniz B2B içerik stratejisi oluşturma rehberimiz iyi bir başlangıç noktası olacaktır.
Bilinen içerik oranı kuralları B2B'de işe yarıyor mu?
Sosyal medya pazarlamasında sıkça anılan birkaç klasik kural vardır. Hepsi aynı fikre dayanır: Değer verin, sonra isteyin.
80/20 kuralı
İçeriklerin %80'i kitleye bilgi, eğlence ya da fayda sağlamalı, yalnızca %20'si markayı veya ürünü doğrudan tanıtmalıdır. B2B için oldukça sağlam bir başlangıç noktasıdır. Ancak "%80 değer" kategorisi çok geniştir ve ekipler bu alanı çoğu zaman genel sektör haberleriyle doldurur.
4-1-1 kuralı
Her altı paylaşımın dördü başkalarına ait ya da eğitici içerik, biri kendi özgün içeriğiniz (blog, rapor vb.), biri de doğrudan satış odaklı içerik olur. Bu kural daha çok içerik küratörlüğü yapan hesaplar için uygundur. LinkedIn şirket sayfalarında başkalarının içeriğini paylaşmak genellikle düşük erişim aldığı için B2B'de birebir uygulanması zordur.
5-3-2 kuralı
Her on paylaşımın beşi başkalarından derlenen içerik, üçü kendi içeriğiniz, ikisi ise kurum kültürü ve insan odaklı kişisel paylaşımlardır. İnsan odaklı içeriğe yer vermesi B2B için değerli bir hatırlatmadır.
Bu kuralların B2B'deki eksikliği
Klasik kurallar içeriği "değer" ve "satış" diye ikiye ayırır. B2B'de ise arada çok kritik bir katman bulunur: güven ve kanıt içerikleri. Müşteri vaka çalışmaları, proje süreçlerinden kareler, ekip uzmanlığını gösteren paylaşımlar ne saf eğitimdir ne de saf satış. Ama satın alma kararını en çok etkileyen içerikler genellikle bunlardır. Bu nedenle B2B için daha ayrıntılı bir dağılım modeli öneriyoruz.
B2B için önerilen içerik dağılımı nasıl olmalı?
Aşağıdaki model, LinkedIn ağırlıklı çalışan, orta uzunlukta satış döngüsüne sahip bir B2B şirketi için başlangıç oranlarıdır:
- Eğitici ve çözüm odaklı içerikler: %35-40
Sektörel sorunlara pratik çözümler, nasıl yapılır rehberleri, kontrol listeleri, sık yapılan hatalar. Örnek: Bir lojistik yazılımı şirketi için "Depo envanter sayımında yapılan 5 hata" carousel'i.
- Düşünce liderliği ve görüş içerikleri: %20-25
Sektör trendlerine dair yorumlar, şirketin bakış açısını ortaya koyan görüş yazıları, öngörüler. Burada amaç bilgi vermekten çok "biz bu konuda böyle düşünüyoruz" demektir. Örnek: "Üretimde dijital dönüşüm neden çoğu zaman yazılımla değil süreçle başlamalı?"
- Sosyal kanıt içerikleri: %15-20
Müşteri başarı hikâyeleri, proje öncesi/sonrası karşılaştırmalar, müşteri yorumları, sertifikalar, ödüller, iş ortaklıkları. Müşteri adı kullanılamıyorsa "Gıda sektöründe faaliyet gösteren bir üretici" gibi anonim anlatımlar da işe yarar.
- Kurum kültürü ve insan içerikleri: %10-15
Ekip tanıtımları, ofis/saha kareleri, yeni katılan çalışanlar, etkinlik izlenimleri. Bu içerikler şirketin "yüzünü" gösterir ve işe alım markasına da katkı sağlar.
- Ürün, hizmet ve teklif içerikleri: %10-15
Yeni özellik duyuruları, demo davetleri, webinar kayıtları, kampanyalar, lead magnet tanıtımları.
Toplam %100'ü aşmamak için aralıkları birbirine göre dengeleyin. Örneğin sosyal kanıtınız güçlüyse %20 alın, eğitici içeriği %35'e çekin.
Dikkat ederseniz doğrudan satış odaklı içerik payı düşük görünse de "dolaylı satış" etkisi olan içerikler (sosyal kanıt + düşünce liderliği) toplamın neredeyse yarısına ulaşır. B2B'de satış, çoğu zaman satış içeriğinden değil, güven içeriğinden gelir.
LinkedIn ve Instagram'da oranlar farklı mı olmalı?
Evet, kesinlikle farklı olmalı. İki platformun kullanım amacı, kullanıcı beklentisi ve içerik tüketim biçimi birbirinden ayrıdır.
LinkedIn için önerilen dağılım
LinkedIn'deki kullanıcılar profesyonel bir zihin durumundadır. Öğrenmek, sektörü takip etmek ve ağ kurmak için oradadırlar. Bu yüzden eğitici ve görüş içerikleri ön plandadır:
- Eğitici içerik: %40
- Düşünce liderliği: %25
- Sosyal kanıt: %15
- Kurum kültürü: %10
- Ürün/teklif: %10
LinkedIn'de doküman (PDF carousel) formatı eğitici içerikler için, kısa metin + görsel ise görüş içerikleri için genellikle iyi çalışır. Paylaşım günleri ve saatleri de bu dağılımın etkisini değiştirebilir. Eğitici içerikleri haftanın en yoğun etkileşim günlerine, kültür içeriklerini ise daha sakin günlere yerleştirmek mantıklıdır.
Instagram için önerilen dağılım
Instagram'da B2B kitle daha görsel, daha insani ve daha "perde arkası" içerik bekler. Kullanıcılar burada iş kimliklerinden biraz daha uzaklaşmış hâldedir:
- Eğitici içerik (kısa ipuçları, carousel'ler): %30
- Kurum kültürü ve perde arkası: %25
- Sosyal kanıt (proje görselleri, sahadan kareler): %25
- Düşünce liderliği (kurucu/uzman videoları): %10
- Ürün/teklif: %10
Instagram'da kurum kültürü ve proje görselleri LinkedIn'e kıyasla çok daha önemli bir rol oynar. Özellikle üretim, mimarlık, inşaat, endüstriyel tasarım gibi görsel çıktısı olan sektörlerde sosyal kanıt payı %30'a kadar çıkabilir. Platforma özgü yaklaşımı daha ayrıntılı görmek isterseniz B2B şirketler için Instagram stratejisi yazımıza göz atabilirsiniz.
Aynı içeriği iki platformda kullanmak
Aynı fikri iki platformda kullanabilirsiniz, ancak aynı formatta değil. LinkedIn'de 1.200 karakterlik bir görüş yazısı olarak paylaştığınız fikir, Instagram'da 30 saniyelik bir Reels ya da 6 slaytlık bir carousel'e dönüşmelidir. Böylece içerik üretim yükünü artırmadan iki platformda da kendi oranlarınızı koruyabilirsiniz.
Satış hunisinin aşamalarına göre oranlar nasıl değişir?
İçerik dağılımını yalnızca "içerik türü" üzerinden değil, hunideki aşama üzerinden de düşünmek gerekir. Genel bir B2B sosyal medya hesabı için şu denge iyi bir başlangıçtır:
- Farkındalık (huni üstü): %50-60 – Sorunu tanımlayan, sektörü yorumlayan, geniş kitleye hitap eden içerikler.
- Değerlendirme (huni ortası): %25-35 – Çözüm yaklaşımlarını karşılaştıran, vaka çalışmalarını anlatan, metodolojinizi gösteren içerikler.
- Karar (huni altı): %10-15 – Demo, teklif, fiyatlandırma yaklaşımı, iletişim çağrısı içeren içerikler.
Ne zaman oranları değiştirmelisiniz?
Bu oranlar şirketin durumuna göre bilinçli olarak kaydırılabilir:
- Yeni kurulan veya yeni bir pazara giren şirketler: Kimse sizi tanımıyorsa karar aşaması içeriklerinin etkisi düşük olur. Farkındalık payını %65-70'e çıkarın.
- Takipçi kitlesi büyük ama dönüşüm alamayan şirketler: Değerlendirme aşaması içeriklerini artırın. Vaka çalışmaları ve "nasıl çalışıyoruz" içerikleri %35-40'a çıkabilir.
- Lansman veya kampanya dönemleri: Geçici olarak 3-4 haftalık bir süre için karar aşaması içeriklerini %25-30'a çıkarabilirsiniz. Ancak kampanya bittiğinde normal dengeye dönmeyi unutmayın.
Önemli bir not: Sosyal medyadaki satış içerikleri tek başına satış hattını doldurmaz. Organik içerik güveni oluşturur; ancak hızlı ve ölçeklenebilir lead akışı için genellikle hedefli outbound çalışmalarla desteklenmesi gerekir. Bu konuda özellikle SaaS şirketleri için SAAS Corner'ın outbound satış ve lead generation hizmeti sosyal medya çalışmalarını tamamlayan bir yapı sunar.
Format dağılımı da önemli mi?
İçerik türü kadar içerik formatının dağılımı da sonuçları etkiler. Aynı formatı sürekli kullanmak hem kitleyi yorar hem de farklı tüketim alışkanlıklarına sahip kişileri kaçırmanıza neden olur.
LinkedIn şirket sayfası için örnek bir format dağılımı:
- Doküman/carousel: %30 – Eğitici içerikler için ideal; kaydedilme ve paylaşılma oranı genellikle yüksektir.
- Tek görsel + metin: %30 – Görüş içerikleri, duyurular, sosyal kanıt.
- Kısa video: %20 – Uzman açıklamaları, ekip tanıtımları, etkinlik özetleri.
- Yalnızca metin veya anket: %10 – Hızlı etkileşim ve kitle görüşü almak için.
- Bağlantılı paylaşım (blog, rapor): %10 – Dış bağlantılar erişimi sınırlayabileceği için düşük tutulmalı.
Instagram için ise Reels, carousel ve hikâyeler ağırlıklı bir yapı daha doğru olur. Reels'in B2B için gerçekten gerekli olup olmadığı sorusu ise sektöre ve kaynaklara bağlıdır.
Oranları içerik takvimine nasıl dökersiniz?
Oranları belirlemek kolaydır; asıl zorluk onları her hafta tutarlı şekilde uygulamaktır. Aşağıdaki adımlar bu süreci somutlaştırır.
1. Aylık paylaşım sayısını belirleyin
Önce kapasitenizi gerçekçi şekilde ölçün. Örneğin LinkedIn şirket sayfasında haftada 4 paylaşım yapacaksanız ayda yaklaşık 16 paylaşım üretmeniz gerekir.
2. Oranları içerik adedine çevirin
16 paylaşım için LinkedIn dağılımını uygularsak:
- Eğitici içerik (%40): 6-7 paylaşım
- Düşünce liderliği (%25): 4 paylaşım
- Sosyal kanıt (%15): 2-3 paylaşım
- Kurum kültürü (%10): 1-2 paylaşım
- Ürün/teklif (%10): 1-2 paylaşım
Küsuratlı sayılarda o ayın önceliğine göre yuvarlama yapın. Örneğin ay içinde bir webinar varsa teklif içeriğini 2'ye yuvarlayın.
3. Haftalık ritim oluşturun
İçerikleri aya rastgele dağıtmak yerine haftalık bir ritim kurun. Örnek:
- Pazartesi: Düşünce liderliği (haftayı bir görüşle açmak)
- Salı: Eğitici carousel
- Çarşamba: Sosyal kanıt veya eğitici içerik (dönüşümlü)
- Perşembe: Eğitici içerik veya kurum kültürü / ürün içeriği (dönüşümlü)
Bu ritim sayesinde art arda iki satış içeriği paylaşma riski ortadan kalkar ve kitle her hafta benzer bir deneyim yaşar. Bu yapıyı bir takvim şablonuna dönüştürmek için LinkedIn içerik takvimi hazırlama rehberimizi kullanabilirsiniz.
4. İçerik sütunları (content pillars) ile kesiştirin
İçerik türü oranları "ne tür" içerik paylaştığınızı belirler; içerik sütunları ise "hangi konuda" paylaştığınızı. Örneğin bir endüstriyel otomasyon şirketinin üç içerik sütunu "enerji verimliliği", "bakım maliyetleri" ve "iş güvenliği" olabilir. Ay boyunca 6 eğitici içeriğin bu üç sütuna ikişer ikişer dağılması, hem tür hem konu dengesini birlikte sağlar.
5. Ay sonunda sapmaları kontrol edin
Plan ile gerçekleşen arasında genellikle fark olur. Son dakika fuar duyuruları, beklenmedik etkinlikler ya da yönetimden gelen "bunu da paylaşalım" talepleri oranları bozar. Her ay sonunda paylaşımları kategorilere göre sayın ve sapma %10'u aşıyorsa bir sonraki ayı buna göre dengeleyin.
Çalışan ve kurucu hesaplarında oranlar nasıl olmalı?
B2B sosyal medyada şirket sayfası tek başına yeterli değildir. Kurucuların, yöneticilerin ve satış ekibinin kişisel hesapları çoğu zaman şirket sayfasından daha fazla erişim ve güven üretir. Ancak bu hesaplar için oranlar farklıdır.
Kişisel hesaplarda önerilen dağılım:
- Kişisel deneyim ve öğrenimler: %35-40 – "Bu hafta bir müşteri toplantısında fark ettiğim şey...", "Sahada 10 yılda öğrendiğim 3 ders" gibi.
- Sektörel görüş ve yorum: %25-30
- Eğitici içerik: %15-20
- Şirket içeriğinin paylaşımı veya yorumlanması: %10-15
- Doğrudan satış veya teklif: %5'in altında
Kişisel hesaplarda satış içeriğinin payı şirket sayfasından bile düşük olmalıdır. Kişisel hesapların gücü, satış yapmıyor gibi görünmelerinden gelir. Kurucunun bir müşteri sorununu nasıl çözdüklerini samimi bir dille anlatması, şirket sayfasındaki onlarca tanıtım paylaşımından daha etkili olabilir. Bu modeli ekip geneline yaymak için B2B şirketlerde çalışan paylaşımı yazımızdaki adımları inceleyebilirsiniz.
Oranlarınızın işe yarayıp yaramadığını nasıl ölçersiniz?
Önerilen oranlar başlangıç noktasıdır; doğru oranı ancak kendi verileriniz gösterir. Bunun için her paylaşımı içerik türüne göre etiketleyin ve aylık olarak şu metrikleri kategori bazında karşılaştırın:
- Etkileşim oranı: Hangi içerik türü gösterim başına en çok tepki, yorum ve paylaşım alıyor?
- Kaydetme ve paylaşım sayısı: Özellikle eğitici içeriklerin gerçekten değerli bulunup bulunmadığını gösterir.
- Profil ziyareti ve takipçi kazanımı: Hangi içerikler yeni kişileri hesabınıza çekiyor?
- Tıklama oranı: Teklif ve ürün içeriklerinin dönüşüm potansiyelini gösterir.
- Takipçi demografisi: İçerikleriniz doğru unvan, sektör ve şirket büyüklüğündeki kişilere ulaşıyor mu?
Örnek bir analiz senaryosu
Diyelim ki üç aylık veride sosyal kanıt içerikleriniz ortalamanın belirgin şekilde üzerinde etkileşim alıyor, ürün içerikleriniz ise sürekli en düşük performansı gösteriyor. Bu durumda yapılacak şey ürün içeriklerini tamamen kaldırmak değil, ikisini birleştirmektir. Ürünü doğrudan tanıtmak yerine, ürünün bir müşteri sorununu nasıl çözdüğünü anlatan bir vaka formatına geçebilirsiniz. Böylece hem sosyal kanıt payını artırmış hem de ürün mesajını daha etkili bir biçimde iletmiş olursunuz.
Bu metrikleri doğru yorumlamak için LinkedIn'in yerleşik analitik ekranlarını iyi tanımak gerekir. LinkedIn sayfa analitiğinin nasıl okunacağını anlattığımız yazı bu konuda yol gösterici olacaktır.
Ne sıklıkla oranları güncellemeli?
- Aylık: Plan ile gerçekleşen arasındaki sapmayı kontrol edin.
- Üç aylık: Kategori bazlı performansı değerlendirin, oranlarda %5-10'luk ayarlamalar yapın.
- Yıllık: Şirket hedefleri, ürün yol haritası ve hedef kitle değiştiyse dağılım modelini baştan gözden geçirin.
Tek bir ayın verisiyle büyük değişiklikler yapmayın. Algoritma dalgalanmaları, tatil dönemleri ya da tek bir viral paylaşım kısa vadeli verileri yanıltıcı hâle getirebilir.
En sık yapılan içerik dağılımı hataları nelerdir?
Danışmanlık sürecinde B2B şirketlerinde en sık karşılaştığımız hatalar şunlardır:
- "Değer" kategorisini genel haberlerle doldurmak: Sektör haberlerini yorumsuz paylaşmak eğitici içerik sayılmaz. Habere kendi bakış açınızı eklemediğiniz sürece değer üretmiş olmazsınız.
- Özel günleri ayrı bir kategori gibi görmek: Bayram, anma ve özel gün paylaşımları ayda 3-4'ü bulabiliyor. Bunlar oranları sessizce bozar. Özel gün paylaşımlarını kurum kültürü payının içinden sayın ve sınırlı tutun.
- Satış içeriğini art arda yığmak: Ay içindeki tüm teklif içeriklerini aynı haftaya koymak, o hafta hesabın satış hesabı gibi algılanmasına yol açar.
- Her platformda aynı oranı kullanmak: LinkedIn'de iyi çalışan bir dağılımın Instagram'da da çalışacağını varsaymak, Instagram hesabının kurumsal bir broşüre dönüşmesine neden olur.
- Onay sürecinin oranları belirlemesine izin vermek: Eğitici ve görüş içerikleri daha fazla onay turundan geçtiği için gecikir; hızlı onaylanan duyuru içerikleri ise boşluğu doldurur. Sonuçta plan değil, onay hızı dağılımı belirler. Bu sorunu çözmek için onay akışını içerik türüne göre farklılaştırmak işe yarar.
- Oranı ölçmemek: Birçok ekip belirli bir oranla çalıştığını düşünür, ancak paylaşımları geriye dönük saydığında gerçek dağılımın çok farklı olduğunu görür.
Sık sorulan sorular
B2B sosyal medyada satış içeriği oranı en fazla ne kadar olmalı?
Şirket sayfaları için satış ve tanıtım içeriklerinin toplam paylaşımların %10-15'ini geçmemesi önerilir. Lansman veya kampanya dönemlerinde bu oran birkaç hafta için %25-30'a çıkabilir, ancak kampanya sonrasında normal dengeye dönülmelidir. Kişisel hesaplarda ise doğrudan satış içeriği %5'in altında tutulmalıdır.
80/20 kuralı B2B şirketleri için yeterli mi?
80/20 kuralı iyi bir başlangıç noktasıdır, ancak B2B için fazla genel kalır. B2B'de değer ve satış içeriklerinin arasında müşteri hikâyeleri, vaka çalışmaları ve uzmanlık gösteren içerikler gibi güven odaklı bir katman bulunur. Bu katmanı ayrı bir kategori olarak planlamak, satın alma kararlarını etkilemek açısından daha sonuç odaklı bir yaklaşımdır.
LinkedIn ve Instagram'da aynı içerik oranlarını kullanabilir miyim?
Kullanmamanız daha doğru olur. LinkedIn'de eğitici ve düşünce liderliği içerikleri ağırlıkta olmalıyken, Instagram'da kurum kültürü, perde arkası ve görsel sosyal kanıt içeriklerinin payı daha yüksek tutulmalıdır. Aynı fikri iki platformda farklı formatlarla paylaşarak üretim yükünü artırmadan iki dağılımı da koruyabilirsiniz.
İçerik oranlarını ne sıklıkla güncellemeliyim?
Plan ile gerçekleşen dağılımı her ay kontrol etmeniz, kategori bazlı performansa göre oranları ise üç ayda bir gözden geçirmeniz önerilir. Tek bir ayın verisiyle büyük değişiklikler yapmak yanıltıcı olabilir. Şirket hedefleri veya hedef kitle değiştiğinde ise dağılım modeli baştan ele alınmalıdır.
Sonuç
B2B sosyal medyada doğru içerik dağılımı, ağırlığı eğitici ve değer sunan içeriklere veren, güven oluşturan sosyal kanıt ve kültür içeriklerine düzenli yer açan ve doğrudan satış içeriğini bilinçli olarak sınırlayan bir dengedir. Başlangıç için %60-70 değer, %20-25 güven ve %10-15 satış oranı sağlam bir çerçeve sunar. Ancak gerçek başarı bu oranları platforma, huni aşamasına ve şirketin büyüme evresine göre uyarlamaktan, bunları haftalık bir ritme dökmekten ve verilere bakarak düzenli olarak güncellemekten geçer.
Oranları kâğıt üzerinde belirlemek kolaydır; zor olan, onları her hafta tutarlı şekilde uygulamak ve sonuçlarını ölçmektir. Şirketinizin LinkedIn ve Instagram hesapları için veriye dayalı bir içerik dağılımı ve uygulanabilir bir içerik takvimi oluşturmak istiyorsanız, Social Media Corner ekibiyle iletişime geçin. Mevcut paylaşımlarınızı birlikte analiz edelim ve size özel dengeyi kuralım.
İlgili Yazılar
- B2B Sosyal Medya Ajansı Seçerken Nelere Bakılmalı?
- B2B'de Sosyal Medya İçerik Onay Süreci Nasıl Kurulur?
- B2B İçerik Stratejisi Nasıl Oluşturulur? Adım Adım Rehber
- B2B Şirketler için Instagram Reels Kullanmalı mı?
Hizmetlerimiz
Son Bloglar
Sosyal Medyanızı Social Media Corner ile Büyütün
Explore a dynamic user experience design project infused with financial management, investments, and profit-driven strategies. Dive into our elegantly crafted website, designed to empower users to invest intelligently with AI assistance.
87 %
reduction in hiring costs
Berkay YALÇIN
CEO
91 %
Retention rate
Social Media Corner Ekibi







